TSK'da Görev Yapamaz Hastane Raporuna Karşı Hukuki Yollar

1. Mevzuat Çerçevesi ve İdari İtiraz Yolları Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin 81. maddesi uyarınca, yetkili sağlık kuruluşlarınca verilen raporlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde itiraz edilebilmektedir. Bu itiraz süreci, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 29. maddesi hükümlerine göre yürütülür. İtiraz üzerine kişi en yakın başka bir sağlık kuruluna sevk edilir. İlk rapor ile ikinci rapor arasında çelişki olması halinde kişi, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenecek bir hakem hastaneye sevk edilir ve hakem hastanenin vereceği karar kesindir.

Aynı Yönetmeliğin 84. maddesi uyarınca, personelin son sağlık durumunun saptanması için amir veya tabip sevkiyle ya da personelin yazılı talebiyle muayene yapılması mümkündür. İtiraz süreci tamamlanmadan ve rapor kesinleşmeden idarece tesis edilen ilişik kesme veya emekliliğe sevk işlemleri hukuka aykırı kabul edilmektedir.

2. İdari Yargı Süreci ve Dava Açma Şartları a. Raporun Hukuki Niteliği (Hazırlık İşlemi): Anayasa Mahkemesi ve Danıştay içtihatlarına göre, "TSK'da Görev Yapamaz" şeklindeki sağlık kurulu raporları tek başına idari davaya konu edilemez. Bu raporlar, tesis edilecek asıl işlemin (ilişik kesme, sözleşme feshi, atamama vb.) "hazırlayıcı işlemi" niteliğindedir. Hukuki denetim, ancak bu rapora dayanılarak tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemin (örneğin emekliye sevk veya fesih) iptali davasında, işlemin "sebep unsuru" olarak raporun hukuka aykırılığının ileri sürülmesiyle yapılabilir.

b. Görevli Mahkeme ve Dava Açma Süresi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Madde 2 ve 7 uyarınca, idari işlemlerin iptali için açılacak davalarda genel dava açma süresi 60 gündür ve bu davalar İdare Mahkemelerinde görülür. Henüz "asker kişi" statüsünü kazanmamış adaylar (örneğin uzman erbaş adayları) hakkında tesis edilen işlemlere karşı açılacak davalar da genel idari yargının görev alanına girmektedir.

c. Bekletici Mesele (Hukuk Mahkemeleri ile İlişki): Görev yapamaz raporu kaynaklı ilişik kesme işlemi sonrasında idarenin, ödenen fazla maaşların iadesi için sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak açtığı alacak davalarında; idari yargıda ilişik kesme işleminin iptali için açılmış bir dava varsa, hukuk mahkemesi bu idari davayı "bekletici mesele" yapmak zorundadır.

3. Yargısal Denetimin Kapsamı ve Mahkemelerin İnceleme Usulü a. Hakem Hastane ve Teknik İnceleme Zorunluluğu: İptal davalarında mahkemeler, raporlar arasında çelişki bulunması veya konulan tanının teknik bilgi gerektirmesi halinde, davacıyı hakem hastaneye sevk ederek yeni bir rapor aldırmakla yükümlüdür. İdare tarafından gönderilen hastanelerin raporlarıyla yetinilerek eksik incelemeyle karar verilmesi bozma nedenidir.

b. İdarenin Değerlendirme Yükümlülüğü ve Sınıf Değişikliği: Sağlık raporlarında personelin belirli bir branşta (örneğin komando) görev yapamayacağı ancak kendi sınıfında veya uzman erbaş olarak görev yapabileceği belirtilmişse, idarenin personeli uygun sınıflarda yeniden değerlendirmesi gerekir. Bu değerlendirme yapılmadan doğrudan sözleşmenin feshedilmesi hukuka aykırıdır. Buna karşın, personelin rahatsızlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Hastalıklar Listesinin (B) diliminde yer alıyorsa ve sınıf değişikliği ile istihdamı hukuken mümkün değilse, fesih işlemi hukuka uygun bulunmaktadır.

c. Yönetmelik Hükümlerinin İptali: Bazı durumlarda davacılar, bireysel işlemin yanı sıra dayanak Yönetmelik hükmünün de iptalini talep etmektedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, idarenin tıbbi durumun (örneğin gözden lazer ameliyatı geçirmiş olmanın) hizmetin ifasında ne gibi bir sakınca doğurduğunu somut olarak ortaya koyamadığı durumlarda, mutlak engel öngören yönetmelik kuralını ve buna dayalı işlemi hukuka aykırı bularak iptal edebilmektedir. Ancak idarenin, kamu hizmetinin etkin yürütülmesi adına risk alamayacağı (örneğin Akdeniz Anemisi taşıyıcılığı) gerekçesiyle yönetmelik kurallarının hukuka uygun bulunduğu kararlar da mevcuttur.

4. Mali Haklar, Tazminat ve Malullük Süreçleri Sağlık raporu nedeniyle ilişiği kesilen personel, işlemin iptali davasıyla birlikte yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesini talep edebilir. Rahatsızlık görevden kaynaklanıyorsa, raporun kesinleşmesi sonrası SGK nezdinde malullük aylığı bağlanması süreci işletilebilir.

Doğumsal veya genetik rahatsızlıklar gerekçe gösterilerek "adi malul" kabul edilmeme işlemlerine karşı açılan davalarda, yargı mercilerinin birbiriyle çelişen kararlar vermesi ve içtihat farklılıklarının gerekçelendirilmemesi Anayasa Mahkemesi tarafından adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, TSK'dan ilişik kesilmesine neden olan raporlara dayalı tam yargı (tazminat) davalarında, dava açma süresinin olayın yaşandığı tarihten değil, "TSK'da görev yapamaz" niteliğindeki kesin raporun öğrenildiği tarihten itibaren başlatılması gerektiği; aksi yorumun mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği hükme bağlanmıştır

 

5.  Raporun Tebliği ve Adil Yargılanma: Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği kapsamında verilen kararlarda Danıştay, mahkeme ara kararıyla hakem hastaneden alınan sağlık kurulu raporunun davacıya tebliğ edilmemesini ve rapora itiraz hakkı tanınmamasını, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlali sayarak bozma nedeni yapmıştır.

       Ara Kararlarla Çoklu Rapor Alınması: İdari yargı mercileri, raporlar arasında çelişki olduğunda veya davacının itirazları doğrultusunda, ara kararlar vasıtasıyla aynı veya farklı hakem hastanelerden birden fazla ek rapor alarak maddi gerçeği araştırma yoluna gitmektedir  2Vazife Malullüğü ve Tazminat Hesaplamaları: "TSK'da görev yapamaz" raporu alan ve vazife malullüğü kabul edilen personelin açtığı tazminat davalarında, idarenin kusursuz sorumluluğu kapsamında maddi tazminat (efor kaybı) hesaplanırken, SGK tarafından bağlanan aylıklar ve ödenen nakdi tazminatların mahsup edildiği görülmektedir

       Süre Aşımı Riski: Rapor sonrası idari başvuru ve tam yargı davalarında, genel dava açma sürelerine (olay tarihi veya terhis tarihi itibarıyla) riayet edilmemesi, davaların süre aşımı yönünden reddedilmesine ve Anayasa Mahkemesi nezdinde yapılan bireysel başvuruların kabul edilemez bulunmasına yol açabilmektedir

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YARGI KARARLARI KAPSAMINDA İŞ KAZASI VE ÖLÜM GELİRİ

TRAFİK KAZALARINDA GÜVENCE HESABI/SİGORTASIZLIK

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU VE NAKDİ TAZMİNAT